BEYAZ MENEKŞE / Bedirhan GÖKÇE





Eskiden,
Utanınca,
Yüzü kızarırdı tüm ergenlik kızların,
Şimdi,
Yüzü kızarınca utanır oldularsa,
Suçu kimde bunların?
Eminim eskiden,
Anneleri yaprak kuruturlardı defterlerinde,
Adları Ayşe,
Adları Fatma, Nesrin, Gülsüm en çok da masum,
İçinden ok geçen karalama kalpler çizerlerdi,
Hepsi biraz kareli defter, biraz kurşun kalem,
Biraz da teneffüs saati gülerlerdi,
Sevmek o zaman yaralı bir kalpti,
Sevmek o zaman utanmak demekti,
Aşk, henüz ayağa düşmemişti!
Sevmek belki de biraz utanmaktı.

Eskiden,
Utanınca,
Yüzü kızarırdı tüm ergenlik kızların,
Şimdi yüzü kızarınca utanır oldularsa
Şuçu kimde bunların?
Eminim,
Eskiden,
Anneleri okuldan çıkınca,
İlk adres eve giderlerdi,
Gölgelerine bile değmekten çekinir
Sevdiği de olsa bir oğlanın gölzeri akıverse bakışlarından,
Kirlendiğini düşünüp,
Gözyaşlarıyla silerdi sevdiğinin hayalini gözlerinden,
Sevmek o zaman tertemiz bir hayaldi,
Sevmek o zaman yabanıl bir umudun değmediği,
Sevmek, şıpsevdi bir iştah değil,
Sevmek,
Uzak... Çok uzak bir evin penceresinde,
Sabırlı bir beklemeyle sulanan,
Bembeyaz bir menekşeydi,
Kuzum, değişmeyen neydi,
Eskiyen ne.
Zaman mıydı değişen,
Yoksa değişmek kirlenmek için bir bahanemiydi.
Biz mi büyüdük,
Ar, yıkanmaz mı artık utançla,
Geç mi kaldık yoksa?
Geç mi kaldık avuçlarımızdan kayıp giden sabahla


Yorum Yaz